
GENÇLİĞİN SESİ - www.EVRENSEL.net
Lütfi Usluer-L.usluer@hotmail.com
ÖM’ler ne yapacak?
Türkiye’nin birçok ili ve ilçesinde, öğrencilerin sorun ve talepleri için, ‘demokratik lise’ için öğrenci meclislerine aday olup çalışma yürüten olan birçok liseli, sınıf-şube temsilciliklerini, okul ve ilçe başkanlıklarını kazandı.
Geçen yıllara oranla, onlarca lisede, Öğrenci Meclisleri (ÖM) artık amacına uygun çalışabilecek-çalıştırılabilecek bir durumda. Artık üzerine düşünmemiz, tartışmamız gereken bu temsilcilerin şimdi ne yapması gerektiği sorusudur.
Öncelikle yapılması gereken ilk iş, sınıf temsilcileri, okul, ilçe ve il başkanlarının hangi haklara sahip olduklarını iyi bilmeleridir. Bunun için “Öğrenci Meclisi İçtüzüğü”nü edinmek, lisede meclis seçimleri ile ilgilenen -tabii ki gerçekten öğrenciden yanaysa- ya da bu konuyu iyi bilen öğretmenlerle bu tüzüğü birlikte okumak ve neler yapılabileceğine birlikte karar vermek gerekiyor.
* Öğrenci Meclisi’nin tüm temsilcilerin katılımıyla düzenli toplantılar yapması,
* Alınan her kararın temsilciler aracılığıyla okulun tamamına duyurulması,
* Öğrencilerin çoğunluğunun bu kararları benimsemesi ve kararın hayata geçmesi için çalışması.
Demokratik ve okulun bütününü kucaklayan bir Öğrenci Meclisi’nin çalışma mekanizması bu şekilde olmalıdır. Ki bu, idarenin öğrencilere tanıdığı, onların isteklerine bağlı bir durum değildir. Bu şekilde çalışan bir Öğrenci Meclisi, liselilerin en temel hakkıdır; hatta öğrenciler talep ettiği halde ÖM’yi bu şekilde çalıştırmayan idareler yönetmeliğe aykırı hareket etmiş olurlar.
Bir sınıf temsilcisi bütün sınıfın, bir okul başkanı tüm okulun ve bir ilçe -il başkanı bütün ilçe- ilin başkanı olduğunu bir an için bile unutmamalıdır. Sınıf temsilcileri, diğer sınıf temsilcileri ile irtibat halinde olmalı, okul başkanı bütün sınıf temsilcilerini tanımalı ve aynı zamanda diğer okulların başkanları ile tanışmalı, onlarla iletişime geçmelidir.
Okulların birbiriyle iletişim halinde olmasını sağlayacak, bir lisede alınan olumlu bir kararın diğer liselere de taşınmasını sağlayacak, eğer bir okulda Öğrenci Meclisi çalışması engelleniyorsa bunu ilçenin, ilin gündemine taşıyacak olan ise ilçe ve/veya il temsilcileridir.
Örneğin; ilçede -ilde gerçekleştirilen bir kitap fuarına liselerin otobüs kaldırması, ortak bir liseli şenliğinin düzenlenmesi, o bölgedeki liselilerin birbiriyle iletişim halinde olmalarını sağlayacak bir derginin çıkartılması, liselilerin tartışabileceği forumlar düzenlenmesi temsilciklerin etkinleri arasında yer almalıdır.
Bu çalışmaları yapabilmek için, aynı zamanda liselerdeki kulüplerin/kolların işlevli hale getirilmesi gerekiyor. Liselerde, basın -yayınla ilgili kulüpler var. Eğer o ilçedeki liselerin dergisini çıkarmak istiyorsak, farklı liselerdeki bu kulüplerin yan yana gelmesi, bu düşünceyi hem kendi okullarında, hem de birleşerek ilçesinde- ilinde ifade etmesi gerekiyor. İşte böyle buluşmaların sağlanabilmesi de Öğrenci Meclisleri’nin planları, hedefleri içinde olabilmelidir.
Aynı bölgede bulunan iki lisenin birinde tost 1 YTL, diğerinde 3 YTL ise; 3 YTL olan lise kantininde “yapılacak bir iş var” demektir.
Yine oldukça önemli bir nokta: Temsilciler elbette ki, öğrencilerin haklarını savunmada, demokratik lise mücadelesinde her zaman önde olacaklardır, olmaları da gerekir. Ancak bu kesinlikle, temsilcilerin kendi düşüncelerinin-gündemlerinin belirleyici olduğu anlamına gelmemelidir.
Alınan bütün kararlar, öğrencilerin bütününü kapsayabilmeli, kararın alınma sürecine öğrencilerin hemen hepsinin temsilcilikler, komisyonlar aracılığıyla dahil olması sağlanmalıdır. Okulun gündemi, öğrencilerin sorun ve talepleri her zaman önde ve belirleyici olmalıdır.
Ve temsilcilikler yine Komisyonlar kurma hakkına sahiptir: “Öğrenci Hakları Komisyonu”, “Sosyal Etkinlikler Komisyonu”, “Basın Komisyonu”, … vs. Bu komisyonlarda lisesine dair bir şeyler yapmak isteyen her öğrencinin aktif çalışmasının önünü açmak ve okulun hangi alanda eksiği varsa ona dair bir çalışma yürütmek mümkün olacaktır.
Hedefimiz, liselilerin haklarını savunabilecekleri, liselerini demokratikleştirebilecekleri, bütün ülkedeki liselilerin sesi soluğu olan bir “birliği” oluşturabilmek. Bu kolay, hemen olabilecek bir iş değil; ancak bizim için zor bir iş de değil.
Planlı, iletişim halinde ve elbette heyecanlı ve kararlı bir çalışmayla bunu başarabiliriz. Unutmamamız gerekiyor: Attığımız her adım bizi bu hedefe daha fazla yaklaştırıyor.
Ve yine unutmamız gerekiyor ki, büyük adımlar atıyoruz ve atacağız...








